Merhaba, ben Melike. Moze’nin hikâyesine hoş geldin! ♡
Yaklaşık altı yıl önce, içimdeki üretme isteğini gerçeğe dönüştürerek Moze’yi kurdum.
Kapalıçarşı’nın büyülü atmosferi, vitrinleri, renkleri ve kendine has dokusu beni her zaman çok etkilemiştir. Oranın içinde dolaşırken gördüğüm her detay, bir gün kendi dünyamı yaratma ve kendimce bir şeyler tasarlama isteğimi besledi. Böylece Moze’nin hikâyesi başladı.
Ben iki kız çocuğu annesiyim. Hayatı renkli, biraz hareketli, bolca da sürprizli yaşamayı seviyorum. Günlük hayatın koşturmacası içinde anneliği ve işimi bir arada yürütürken Moze, benim için yalnızca bir marka değil; kendime ait bir alan, nefes aldığım, hayal kurduğum ve üretirken mutlu olduğum küçük bir dünya.
Doğal taşların renkleri, dokuları ve enerjileri beni her zaman büyülüyor. Her bir taşın kendine özgü bir karakteri olduğuna inanıyorum. Tasarımlarımda da bu karakteri yansıtmayı, her parçanın kendine ait bir hikâyesi olmasını seviyorum.
Moze’de gümüşü, doğal taşları ve zaman zaman altın kaplama detayları bir araya getiriyorum. Benim için önemli olan yalnızca güzel görünen bir takı tasarlamak değil; özgün, zamansız ve uzun yıllar severek kullanılabilecek parçalar yaratmak.
Çok sayıda, birbirinin aynısı parçalar üretmektense, içine gerçekten sindiğim tasarımlara odaklanmayı tercih ediyorum. Sade ama karakterli, günlük hayata kolayca eşlik eden ve yıllar geçse de severek takılabilecek parçalar tasarlamak istiyorum. Kalitesine güvendiğim malzemeler seçmek ve her tasarımı özenle hazırlamak da bu yüzden benim için çok önemli.
Kısacası Moze, biraz benim renkli dünyam, biraz üretme tutkum, biraz da kendime açtığım özgürlük alanım.
Burada her parçanın bir hikâyesi, her rengin ayrı bir hissi ve her tasarımın kendine özgü bir ruhu var.
Moze’ye hoş geldin. Umarım burada senin hikâyene eşlik edecek, kendini içinde bulacağın bir parça keşfedersin. ♡
Sevgiler,
Melike
#mymoze
Kampanya ve yeni ürünlerden ilk sen haberdar ol!Kişisel verilerin korunması kanunu okudum, onaylıyorum